13 Şubat 2009 Cuma

Zekâlar ve Akıllar Körleşti

ERGENEKON ideolojisi bir asra yakın zamandan beri Müslüman halkın aklını dumura uğrattı. Akıl ve zeka, bir dereceye kadar geliştirilebilen veya körletilebilen bir yapıya sahiptir. İnsanın fizikî bedeni gibi.

Aklı ve zekayı nasıl körlettiler?

1. Eğitimi yozlaştırarak. İdeolojik eğitim hür eğitim değildir. İdeolojik eğitim aklı ve zekayı mumyalaştırır. İdeolojik eğitim alan vatandaşlar zombileşir.

2. Eğitim mutlaka ülkenin ve halkın kimliğine uygun bir eğitim olmalıdır. Bu kimliğe aykırı ideoloji zekayı ve aklı bozar.

3. Edebî, yazılı, kültürel lisan olmadan akıl ve zeka gelişmez. Türkiyelilerin lisanını bozmuşlar, yozlaştırmışlar ve bu suretle zeka ve akılları körletmişlerdir. Yeni nesiller 1928'den önce yazılmış ve basılmış kitapları okuyamıyor. Okusa bile anlayamıyor. Bundan daha büyük bir eğitim ve kültür faciası olabilir mi?

4. Genç nesillerin akıl ve zekası liselerde geliştirilir. Edebiyat, tarih, felsefe (psikoloji, mantık, ahlak, estetik, metafizik...), sosyoloji, sanat tarihi ve kültürü derslerinin çok yetersiz olduğu bir eğitim sistemi toplumsal bir zeka ve akıl durgunluğuna sebep olur.

5. İdeolojik resmî ideoloji bu memleketteki kültürü "şifahî kültür" derekesine indirmiştir.

6. Bu memlekette biri bildiğimiz konvansiyonel, diğeri derin devlet (veya derin devletleri) olmak üzere iki devlet olduğu gibi; iki tarih vardır: Biri uyduruk, düzmece, fabrikasyon resmî/ideolojik tarih, ötekisi dışlanan, horlanan gerçek tarih. Gerçek tarihini bilmeyen bir toplumun geleceği yoktur.

7. Millî kimlik bu ülkede yıllardan beri dışlanıyor, horlanıyor. Millî kimlik bir toplum için vazgeçilmez bir bio-ritmdir. Millî kimlik unutturulursa, yabancılaşma ve yozlaşma başlar, toplum dejenere olur.

Acı gerçeği kabul etmemiz gerekir: Türkiye'de çoğunluğu oluşturan Müslüman halk zeka, aklı, kültür, merak, hafıza, dikkat, kavrayış, idrak bakımından çok kötü durumdadır.

On yıllar boyunca Müslümanlar derinliği olmayan sloganlarla, faydasız edebiyatla meşgul oldular.

Müslüman kesimde plan program, teşkilat, vasıflı eleman, güç/iktidar kavramları ve değerleri çok yüzeyseldir.

Müslüman kesim nice hayatî meselede feryatlardan, sloganlardan, nümayişlerden öteye gidemiyor.

Müslüman kesim etkinliğini ve ağırlığını kaybetmiştir.

Müslüman kesim sebeplerle neticeleri birbirinden ayırt edemez duruma düşmüştür.

Müslüman kesim mâceraperestlerin peşine düşmektedir.

Müslüman kesim devamlı olarak aldatılmakta, dolandırılmaktadır.

Müslüman kesim soyut kavram ve değerleri hakkıyla anlamamakta, somut sloganların peşinden koşmaktadır.

Müslüman kesim yararına ve zararına olan şeyleri fark edemez hale gelmiştir.

Çünkü:

1. Bu ülkede yaşayan Müslümanların kendi İslâmî eğitimleri yoktur. Tevhid-i Tedrisat eğitimi Tevhidî eğitime karşıdır.

2. Müslüman kesimin hem İslâm'ı kavramış, hem de çağ kültürünü, moderniteyi yakalamış yeterli sayıda okur-yazarı, aydını, entelektüeli, rehberi, ziyalısı yoktur.

3. İslâmî kesim eğitim ve okul denilince maddî binaları, dershaneleri, sıraları, ranzaları düşünmektedir.

4. İslâmî kesim, yabancılaşma ve zeka erozyonu yüzünden esarete, sömürge halkı olmaya, güdülmeye müsait hale getirilmiştir.

5. İslâmî kesim din sömürücüleri tarafından sersemletilmiştir.

Peki, bu kötü durum daha ne kadar devam edecektir?

Türkiye Müslümanları en kısa zamanda genel bir bilgilendirme, medenileştirme, uyarma, şuurlandırma (bilinçlendirme) seferberliği başlatmalıdır.

Bunu gerçekleştirmek için her konuda çok açık, seçik, ciddî metinler hazırlatılmalıdır. Bu metinler manası çok iyi anlaşılarak ezberlenmelidir.

Bir örnek vermek istiyorum: Siyaset konusunda "Müslümanlara Siyaset rehberi (veya Talimatnamesi)" başlığıyla, numaralı maddeler şeklinde çok kısa ve çok faydalı bir metin verilmelidir. Siyaset ne demektir?.. Siyasî iktidar ne demektir?.. Devlet ile sistem arasındaki fark nedir?.. İktidar olmakla muktedir olmak arasındaki fark nedir?.. Müslümanlar siyasî sahada nasıl çalışmalıdır?.. vs... vs..

Bugün İslâmî kesimde herkes dinden, siyasetten, ülke meselelerinden bahs ediyor. Nasıl bahs ediyor? Kendi kafasına, kendi hevasına ve re'yine göre. Neticede korkunç bir kaos, fikir anarşisi, yozlaşma, yüzeysellik, kirlenme ve düşünce bedeviliği sergileniyor.

Müslümanları mutlaka eğitmek lazım. Bu iş nasıl yapılacak?

Müslümanlardan her yıl yüz milyarlarca dolar hizmet parası toplayanlar niçin bu temel hizmeti yapmıyorlar?
Mehmet Şevket Eygi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder